إعدادات العرض
Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?
Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?
Ebû Bekir Es-Sıddîk -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Mağarada bulunduğumuz sırada müşriklerin ayaklarına baktım; neredeyse başımızın üzerindeydiler. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri ayaklarının dibine bakacak olsa bizi hemen görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?»
الترجمة
العربية বাংলা Bosanski English Español فارسی Indonesia Tagalog اردو 中文 हिन्दी Hausa Kurdî Русский Tiếng Việt Magyar ქართული Kiswahili සිංහල Română অসমীয়া ไทย Português मराठी دری አማርኛ ភាសាខ្មែរ ગુજરાતી Nederlands Македонски ਪੰਜਾਬੀ മലയാളം ಕನ್ನಡ తెలుగు پښتو မြန်မာالشرح
Müminlerin Emiri Ebû Bekir Es-Sıddîk -radıyallahu anh- hicret zamanında şöyle demiştir: Müşrikler Sevr Mağarası'nın üzerinde, tam başımızın üstünde dururken onların ayaklarına baktım. Biz ise mağaranın içindeydik. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri sadece ayaklarının dibine bakacak olsa bizi ayaklarının altında görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: 'Ey Ebû Bekir! Allah'ın, yardım, destek, koruma ve muvaffak kılmasıyla üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?!'فوائد الحديث
Ebû Bekir es-Sıddîk -radıyallahu anh-'ın, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-e Mekke'den Medine'ye hicreti sırasında yol arkadaşlığı yapması, ailesini ve malını geride bırakması, onun için büyük bir fazilet ve üstünlüktür.
Bu hadiste, Ebû Bekir es-Sıddîk -radıyallahu anh-'ın merhameti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e olan sevgisinin büyüklüğü ve düşmanların ona zarar vermesinden duyduğu korku anlatılmaktadır.
Gerekli tedbirleri alıp elden gelen gayreti gösterdikten sonra, Yüce Allah'a tam güvenmek, O'nun koruyup gözetmesine ve yardımına gönül huzuruyla itimat etmek vaciptir.
Allah Teâlâ'nın peygamberlerine ve salih kullarına özel inayet ve himayesi vardır. Allah onları yardımıyla destekler. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde mutlaka yardım ederiz."
Allah'a tevekkül eden kimseye Allah'ın yeterli olacağını, ona yardım edeceğini, onu zafere ulaştıracağını, gözetip koruyacağını hatırlatan bir uyarıdır.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbine eksiksiz bir şekilde tevekkülü, O'na itimat etmesi ve işlerini O'na havale etmesi ifade edilmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in cesaretini ve insanların kalplerine güven ile huzur veren tavrını ortaya koymaktadır.
Düşmandan korkulduğunda dini korumak amacıyla hicret etmenin meşru olduğunu ve bununla birlikte gerekli sebeplere başvurmanın da dinen emredildiğini göstermektedir.
